12 Kasım 2015 Perşembe

KOCAMAN RESİMLER KÜÇÜCÜK YAZILAR


Hiç bir yan etkisi olmamasına rağmen günümüzde çocukların çoğu kitaplarla çok geç tanışıyor ya da tanıştırılıyor. Oysa ki olabildiğince erken tanışmalı çocuklar kitapla. Korkmayın! Bir kaç sayfayı yırttı diye dünyanın sonu gelmez. Ben kızımın yırttığı kitapları atmıyorum mesela, saklıyorum, o büyüyünce tamir ederiz, yapıştırırız; hem o esnada ona kitapları nasıl da keyifle yırttığını anlatırım. Yırta yırta alışıyorlar merak etmeyin. Hem yırtsınlar, cam değil ki ellerini kessin. Ayrıca çok çeşitli alternatif kitaplar var; plastikten, kumaştan, mukavvadan... Başlangıç için bunlar da olabilir ama asla yetmemelidir. Çünkü kumaş vs. bana göre kitabın yerini asla alamaz ve kitabın tadını veremez. Zaten bebeğinizi erken dönemde kitapla tanıştırırsanız, onları gelişigüzel yırtmayı da o kadar erken bırakır. bebeğiniz yırttığı zaman çok büyük tepkiler göstermeyin, hatta yırtsın da içinde kalmasın, gidersin merakını. Mesela dikkat çekici, resimli, kuşe kağıtlı eski dergilerinizden verebilirsiniz önce eline, beraber sayfalarını çevirin, oradaki nesnelerin isimlerini söyleyin, sayfaları çevirirken illa da yırtacak yanlışlıkla da olsa, ama sizin özeninizi gördükçe o da dikkatli olmaya çalışacaktır büyük ihtimalle. Sonra çocuk kitaplarına geçin, kocaman, bol resimli, küçücük yazılı olanlardan. Okuyun ya da anlatın.



Küçük bir el feneriniz varsa akşamları uykudan önce ışığı kapatın ve öyle okuyun kitabı. Çocuğunuzun dikkatini daha kolay topladığını ve sadece okuduğunuz sayfaları gördüğü için oraya rahatlıkla yoğunlaşabildiğini göreceksiniz. Ayrıca el feneri ile kitap okumak, karanlıktan korkan çocuklara iyi geldiği söyleniyor. Çocuğunuzun baş ucuna bir el feneri bırakmayı da unutmayın...

Çocuklara ve bebeklere kitap okurken yapılan hatalardan biri de illa yazılanların okunması gerektiği düşüncesidir. Yazıları değil resimleri okusanız yeter; mesela dikkatinin tam da dağıldığı yerde 'aaa kediii' deseniz bile kafidir, bu kelime onu tekrar motive edebilir. Örneğin  kızımın (18 aylık) dikkatinin dağıldığı yerde ona 'ayı, kedi ya da araba' göstermem ve 'hani nerdeymiş düüüt' demem, onu tekrar kitaba yoğunlaştırmam için yetiyor da artıyor. Hele de karanlıkta el feneri ile okuyorsak 10-15 dakika kitapla ilgilendiği oluyor, tabi çok sık karşılaştığımız bir durum değil bu :)

Kitaplığınızda çocuğunuza da bir raf ayırın ve rahatlıkla uzanabileceği yerde olsun. İstediği zaman alsın baksın. Kitabı her eline aldığında fırsattan istifade deyip gitmeyin yanına, bırakın biraz da başbaşa kalsın kitaplarla. Sizden okumanızı isterse tabi ki de bu nazik teklifi geri çevirmeyin derim.

Kitapların, kuşkusuz bir çok yararı var; dil gelişimini destekleme, empati kurma becerisini geliştirme, zihinsel gelişime olumlu etkisi, ileride okumaya katkı sağlama, hayal gücünü geliştirme vs. bunları hepimiz biliyoruz. Hepsi bir yana, küçük büyük fark etmeden yepyeni kapılar açıyor okuyan herkese, O yüzden okuyalım. Önce kendimizi, sonra çocuklarımızı, eşimizi, dostumuzu bu güzellikten mahrum etmeyelim.
Bundan sonraki yazımda elimde bulunan kocaman resimli küçücük yazılı kitaplardan bir kaç örnek sunacağım inşallah.

Kitapla kalın...

Çocuk Dürbünü 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Teşekkürler. Yorumunuz kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.